Edirne’ye bağlı Keşan ilçesinin bir köyü; Gökçetepe

Edirne’ye bağlı Keşan ilçesinin bir köyü; Gökçetepe1Şöyle deniz kenarı bir yer olsun, dağa taşa tırmanılsın, istersek ormanda yürüyüşe de çıkabilelim, istediğimiz yere çadırımızı atıp, istediğimiz yerde uyuyalım. Işık olmasın, gece yıldızları görebilelim.

Edirne’ye bağlı Keşan ilçesinin bir köyü; Gökçetepe5Çalı çırpı kolay bulunsun ki kamp ateşimizi de kolayca yakabilelim. Ulaşım kolay olsun, daha ilk kampımız, çok eksiğimiz var, doğada biçare kalmayalım dedik ve Gökçetepe’ye gittik.

Edirne’ye bağlı Keşan ilçesinin bir köyü; Gökçetepe2İlk defa kamp yapacaklar için harika bir yer. Kocaman bir orman düşünün, isterseniz denize yakın olun, isterseniz kuytularda, tepelerde kalın. Gökçetepe, Edirne’ye bağlı Keşan ilçesinin bir köyü.

Edirne’ye bağlı Keşan ilçesinin bir köyü; Gökçetepe4Tabiat Parkı olarak biliniyor. Çadır hizmeti de veriyorlar, taşımak istemeyene. Geceden varıyoruz alana, el fenerleriyle hemen denize yakın, ufacık bir tepe bulup, kuruyoruz çadırı.

Edirne’ye bağlı Keşan ilçesinin bir köyü; Gökçetepe15Güneşin çadırı ısıtmasıyla güne erken başlıyoruz ve oldukça enerjik. Sabah sabah ateş yakıp, üstünde yumurta pişiren bir biz varız. Sahilde bir bakkal var, dedim ya ilk defa kamp yapıyoruz ve kampın ruhuna aykırı olduğu halde mecburen bakkaldan alışveriş yapmak durumundayız 7/24 iştahlı olduğumuzdan, açık havada daha da bir abartıyoruz durumu.

Edirne’ye bağlı Keşan ilçesinin bir köyü; Gökçetepe7Kahvaltıdan sonra etrafı keşfe çıkıyoruz. İlk gün ormanda yürüyüş modundayız. Ayaklarımızda terlikler, şarkı söyleyerek 1-2 saat yürüyoruz.

Alanın girişine kadar yürüyoruz, tepeler ayrı bir güzel. Aşağıya göre daha sessiz sakin ve manzarası harika. Girişte bakkal, market var bolca. Soğuk biralarımızı alıp, yürümeye devam ediyoruz. Tabii birde akşam için mangallık malzeme yükleniyoruz.

Kocaman ağaçların gölgesinde oturuyoruz. Susuyoruz bazen, bazen şarkılar türküler söylüyoruz, kimi zaman hayal edip, gülüşüyoruz. Denize de giriyoruz sıcakladıkça. Deniz güzel fakat o kadar çok deniz kestanesi var ki, ayakkabısız girmek can yakıcı sonuçlara sebep olabilir.

Bolca yürüdükten, denize girip çıktıktan sonra akşam yemeği için çalı çırpı topluyoruz. Sevdicek ateşi yakıyor, ben salata yapıyorum. Eti, domatesi, biberi bir güzel ızgara yapıp, afiyetle yiyoruz.

Edirne’ye bağlı Keşan ilçesinin bir köyü; Gökçetepe82. gün yine erkenden uyanıyoruz, bugün balık tutmaya çalışacağız. Çalışacağız diyorum çünkü sadece oltamız var, başka malzememiz yok. Kahvaltı, deniz, yürüyüş faslından sonra tepelere tırmanmaya başlıyoruz.

Edirne’ye bağlı Keşan ilçesinin bir köyü; Gökçetepe9Dik yamaçlardan kafa göz kırmadan, sadece ufak çiziklerle baya yüksek bir yere çıkıp, sandalyeleri kuruyoruz. Güneş tepemizde, bir de misafirimiz var. Oltası ve malzemeleriyle bir genç geliyor, yem veriyor, bizim ki nasıl mutlu, nasıl heyecanlı. İlk defa kıyıdan balık tutacak.

Edirne’ye bağlı Keşan ilçesinin bir köyü; Gökçetepe10Yemleri takıp, gerekli ayarlamaları yaptıktan sonra ortam balık tutmaya müsait. Sevdicek çok kararlı, akşama ızgarada balık yiyeceğiz. Oltayı atıyor ve beklemeye başlıyoruz. 5 dk, 10dk, 15dk derken 1 saat geçiyor, tık yok. Gülmemek için kendimi zor tutuyorum.

Edirne’ye bağlı Keşan ilçesinin bir köyü; Gökçetepe13Bekle babam bekle, deniz kurumuş sanki, yemler gidiyor ama oltaya takılan yok. Üzülme Biricik, biz denedik, elimizden geleni yaptık diyorum. Ah bir sandal olsaydı şimdi diyor. Alıyorum elinden, bir de ben deneyeyim diye. Yok arkadaş, şeytanın bacağını kıramıyoruz, yine tık yok, canımız sağolsun.

Edirne’ye bağlı Keşan ilçesinin bir köyü; Gökçetepe14Akşama doğru, elimiz boş ama içimiz rahat, huzurlu dönüyoruz çadırımıza. Balık yeriz diye alışveriş yapmadığımızdan, ateş yakıp, közde patlıcan, domates yapıp karnımızı doyurma peşindeyiz. Gülüyoruz halimize. Yan çadır baya kalabalık, biraz muhabbet ediyoruz ve hemşeri çıkıyoruz. Sivaslılar heryerde! Israrla akşam yemeğine çağırıyorlar, kıramıyoruz. 15 kişilik bir masa, kardeşler, çoluk çocuk, biz, hep beraber keyifle yiyoruz yemekleri. Sonrasında sazlar çıkıyor, başlıyoruz hep bir ağızdan türküler söylemeye. Türkü ortak dildir bizde. En dillisinden, en utangacına herkes eşlik ediyor. Unutulmaz bir gecenin sonunda, kumsala yatıp, sessizliğin, karanlığın, yıldızların tadını çıkarıyoruz. İlk kamp deneyimi için güzel anılar ve kocaman bir eksik listesiyle dönüyoruz İstanbul’a. En kısa zamanda doğayla başbaşa, yıldızlar, uçsuz bucaksız yeşil, olursa birde maviye doymak dileğiyle…

Yazarın Diğer Yazıları  için tıklayınız…



Bir Yorum Yazın

Lütfen değeri girin * Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

Site İçi Arama

Sayfamızı Beğenin