Antik Grand Cello

İnsanlar için kısa, benim için çok uzun zaman önceymiş gibi gelen üniversite yıllarımda bir tv programı formatı hazırlamam istenmişti. Mevsim kıştı ve bir pilot bölüm çekeceğimiz için de fazla fantaziye kaçamıyorduk. Bende kendimden yola çıkarak, insanlar evde sıkılmasın, hava soğuk diye tek seçenek paşa paşa eve gitmek olmasın dedim. Bir program taslağı hazırladım ve ismini de Keşfi Mekan koydum.

Amaç; butik, herkes tarafından bilinmeyen ve samimi ortamıyla dikkat çekecek mekanlar bulup, insanlarla paylaşmak, kitlelere tanıtmaktı. Pilot bölüm çekildi, hocalar programı beğendi, iyi bir not aldım, zaman geçti, okul bitti. Mezun olup ilk işimde çalıştıktan ve sektörle ilgili büyük bir hayalkırıklığına uğradıktan sonra 5 ay kadar işsiz kaldım. Bu süreçte sevdiceğin de desteğiyle Keşfi Mekan’ı bir blog olarak hayata geçirmeye karar verdim. Sevdiğimiz, keyif aldığımız mekanların fotoğraflarını çekip, yazılar yazarak paylaştım. Bu sayede birçok güzel insanla tanışma fırsatı bulup, oldukça değişik işletmeler gördüm. Yakın bir tarihte yine sevdicekle gittiğimiz ve oldukça etkilendiğimiz bir mekanı anlatacağım şimdi.Antik Grand Cello3

Her sabah işe giderken önünden geçtiğimiz Antik Grand Cello, şimdiye kadar gittiğim en hakiki mekandır zannımca. Sadece antikacı olarak bildiğimiz bir dükkanken, kısa bir süre önce kahvaltı ve akşam yemeği de servis etmeye başlayarak değişik bir konsept yaratmışlar.1

Kapıdan girdiğiniz anda büyük bir antika dükkanındasınız, heykeller, sütunlar, mermerden masalar, demirden sandalyeler, plaklar, kitaplar… Oturduğunuz sandalyeden, yemek yediğiniz masaya herşey satılık.7

İlk defa gidiyoruz ve yılların şefi Celil Abi güleryüzüyle bizi karşılayıp, bahçede güzel bir masaya yönlendiriyor. Sonradan gelen sohbet ve samimiyetle abi-kardeşlik mertebesine yükseliyoruz tabii. Antik Grand Cello4

Burada menü yok, ‘Biz kahvaltıya geldik’ diyoruz ve Celil Abi giriyor mutfağa. Mis gibi taze yeşillik, kıpkırmızı domatesler ve ağızlara layık bir peynir tabağı geliyor önce. Oh diyoruz, misafirliğe gitmiş gibi, aynı bizim evdeki gibi, babannemin, annemin, sevdiceğimin hazırladığı gibi… Reçeller, meyveler, bal-kaymak, pekmez, bıldırcın yumurtasına kadar ne ararsan var masada. Kuş sütünü biz pek tercih etmiyoruz. Sıcacık ekmeklerle başlıyoruz kahvaltıya. Celil Abi ‘Çocuklar karnınızı çok doyurmayın, daha sıcakalr gelecek.’ deyince sevdicekle göz göze geliyoruz.Antik Grand Cello5

10 dakika geçmiyor, sıcaklar geliyor harbiden de. Tarçınlı yumurtalı ekmek kızartması, mantar, sucuk, elmalı tarçınlı sigara böreği ve yaprağa sarılı kızarmış hellim. Önce gözümüz doyuyor, sonra karnımız. Celil Abi geliyor, başlıyoruz muhabbete. Sivaslı, 17 yaşında bir lokantada başlamış bu işlere. Kendisi, çamurda balığı ve keyfine göre yaptığı doğaçlama mezeleriyle meşhur. ‘Bizde böyledir, misafir en iyi şekilde ağırlanır, güleryüzle karşılanır.’ diyor. Biz daha önce böyle bir kahvaltı ne gördük, ne duyduk. Celil Abi’ye göre normal, olması gereken bu.Antik Grand Cello6

En kısa zamanda akşam yemeğine gidip, bir kez daha şok olmak için gün sayıyoruz. İnsanı seven, insan olan ve insan halinden anlayan birileri hala var.

Antik Grand Cello, Ortaköy Dereboyu Caddesi üzerinde, hemen Migros’un karşısında. İletişim için: 0542 716 1967

Unutmadan, bu enfes kahvaltı kişi başı 35 TL. Her kuruşuna değiyor, benden söylemesi!

Yazarın diğer yazıları için tıklayınız…



 

Bir Yorum Yazın

Lütfen değeri girin * Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

Site İçi Arama

Sayfamızı Beğenin