Alanya – Antalya

Alanya – Antalya
1 Haziran 2015 22:34

Alanya – Antalya

Antalya Körfezi’nin doğu ucunda, bugün her ulustan insanın sürekli yaşam alanı olarak seçtiği Alanya, aslında bir korsan kenti olarak kurulmuştu. Akdeniz’in gözü kara korsanı Tryphon, sıkıştığında sığınacağı bir kale yapmaya karar verdiğinde en iyi yerin, anakaraya ince bir toprak parçasıyla bağlı bulunan, bugün adı Alanya Kalesi olan kayalık yarımadadan daha uygun bir yer olmadığını gördü. Ve vakit geçirmeden kalenin yapımına girişti. M.Ö I. yüzyılın ortalarına doğru, Roma’nın bölgedeki egemenliğini tehlikeye düşüren korsan faaliyetleri, tarihin ünlü olarak kaydettiği komutanların ısrarlı takipleri sonucunda önlenebildi. 13. yüzyıl başlarında Selçuklular tarafından ele geçirilen Alanya, Selçuklu sultanlarının kış aylarını geçirdikleri başkent olarak kullanıldı.

Eski çağlardan bu yana, gemi yapımının ideal ağacı ‘sedir’in yetiştiği Torosların eteğindeki Alanya, bütün Akdeniz’e sevk ettiği kereste ile elde ettiği serveti, kenti güzelleştirmek yolunda harcadı ve bu konuda sergilediği kararlılıkla, bugünkü örnek kent konforuna ve gelişmiş kültür düzeyine ulaştı. Bugün, nüfusunun beşte birini, konut satın alarak yerleşen yabancıların oluşturduğu Alanya, gerçek anlamda bir turizm; daha doğru bir deyimle dünya kentidir.

alanya kalesiAlanya Kalesi; Akdeniz kıyılarındaki korsan egemenliğine büyük darbe vuran ünlü Pompeius, korsan Tryphon’un yüzyıl önce inşa ettiği kalenin surlarını yıktırdı. Kale, sonraki yüzyıllarda küçük onarımlar yapılarak kullanıldı. Ancak bir bölümünün eski temelleri üzerinde ayağa kalkması 13.yüzyıl başlarında Alanya ve çevresini ele geçiren Selçuklu Sultanı Alaaddin Keykubat döneminde gerçekleşti. Birbirinden iç surlarla ayrılmış üç bölümden oluşan kalenin yükseğinde, diğerlerine göre daha küçük olan bölüm, sultanın ikametgâhı olarak işlev görüyordu. Bu bölümde yer alan saray kalıntısı, sarnıç yapıları, küçük kilise(şapel) ve zindana ait kalıntılar yer almaktadır. Alanya Kalesi’nde yakın zamanda onarılarak hizmete giren, alışveriş ve dinlenme mekânı bedesten, kalenin ilk askeri yöneticisi Akşebe Sultan ve Süleymaniye camileri ile Alanya Belediyesi’nin onararak hizmete açtığı Alanya Evi en çok ziyaret edilen yerler arasındadır.

Kalede yer alan yapılar arasında su sarnıçlarının özel bir yeri vardır.  Savunma surlarında yer alan burçlar üzerinde inşa edilen sarnıçların yanında, sur içinde yaşayan halkın gereksinmelerini karşılamaya dönük çok sayıda sarnıç kalıntısı yer almaktadır. Kalenin üzerinde kurulduğu yarımadanın doğu yüzünde Kızıl Kule, özgün Selçuklu mimarisinin en güzel örneklerinden biridir. Kızıl Kule’nin hemen güneyindeki beş gözlü Tersane de Kule ile aynı yıllarda inşa edilmişti.

alanya plajlarıPlajları; Alanya, denize en rahat ulaşılan yerlerin başında gelir. Yarımada’nın iki yanında uzanan kumsallar, gelişmiş altyapısı ve ulaşım hizmetiyle; yanı başlarındaki tesislerde konaklayan konuklara ve halka açıktır. İlçenin batıdaki ucu olan Okurcalar köyü kıyılarından, doğudaki Demirtaş Beldesi kıyılarına uzanan deniz sahili boyunca değişik adlarla anılan onlarca plaja sahip olan Alanya’da deniz, gündelik yaşamın parçasıdır. Kıyıda hizmet veren plaj işletmeleri ziyaretçilerin her türlü ihtiyacına karşılamaya dönük şekilde organize olmuşlardır. Sahil boyundaki cafe, restoran ve benzeri eğlence/dinlenme yerleri, konuklarına denize girmenin ötesinde gün boyu vakit geçirecekleri olanaklar sunar.

alanya magaraMağaralar; Alanya, Anadolu’da mağara varlığı bakımından zengin yerler arasındadır. Torosların kalker yapısı mağara oluşumlarına uygundur. Yaklaşık yarım asır önce raslantı sonucu bulunan, kent merkezindeki Damlataş Mağarası bunlardan biridir. Astım hastalığına iyi geldiğine inanılan mağara, yerli yabancı binlerce insan tarafından ziyaret edilmektedir. Alanya’nın yaklaşık 15 kilometre kuzeyindeki Oba Köyü sınırları içinde bulunan Kadıini Mağarası eski çağdan buluntu veren önemli arkeolojik yerler arasında sayılmaktadır. Ulaşımı kolay olan bu mağaranın önünden akan Oba Çayı’nın iki yakasındaki dinlenme yerleri, tarih ve dinlence etkinliklerini bir arada yapmayı mümkün kılmaktadır.

Daha doğudaki Dim Çayı vadisinin doğu yamacındaki geniş Dim Mağarası görülmesi gereken yerler listesine girmeyi hak edecek güzelliktedir. Üçyüz metre dolayında uzunluğa sahip olan mağaradaki sarkıt dikit oluşumları gösterecek şekilde döşenen aydınlatma, mağaraya ayrı bir çekicilik kazandırmaktadır. Düzenlenen yürüyüş yolları mağaranın köşe bucak gezilmesine olanak vermektedir.

Bir Yorum Yazın

Lütfen değeri girin * Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

Site İçi Arama

Sayfamızı Beğenin